28 Kasım 2010 Pazar

Bazı ödevler serbest işler.













Varlık

Hissetmek.

Zaman.

Yokluk.

Şimdilik zaman diyorum.

Zaman büyük bir kavram. Noel babanın çuvalı gibi sanki. İçine sürekli birşeyler tıkıştırıyoruz. kocaman ve dipsiz bu çuval.

Yoksa öyle değil mi?

Bir deliği var mı acaba bir yerinde. Ya da sarkan bir ip. Hani çekiştirince komple sökülüp dağılsa elimizde kırmızı kırmızı.

İstediğimiz yerinden tutup inceleyebilsek mesela.

Kesebilsek.

Atabilsek.

Yakabilsek.

Zaman.İçimizden kaçı onu hissedebiliyor.

Sonsuz olan tek şey zamandır mesela.

Heryerde herşeyde vardır bu evrende.Hatta evren olmasa bile zamana bi engel değildir bence.

Sonsuz miktarda oyun hamurunuz var gibi adeta işte o yüzden oynayabilmeli zamanla.

Nasıl büyük bir ziyan.

Bir oyunda hile yapmak gibi midir acaba?

Yasak mıdır?

Kullanma kılavuzu var mı?

Bilinmeyen bir kitabın bilinmeyen bir sayfasında yazıyor mudur "Zamanla oynamayın" diye.

Tadı kaçar mı birsüre sonra?

Algılayamadığımız bir boyutta canlı mıdır mesela?

Nelerden hoşlanır?

Anılarımızla mı besleniyor?

Eskiyi özler mi o da?

Geleceği merak eder mi?

Mutlu mudur şimdiki andan?

Sorulacak çok soru var.

Kimbilir neler anlatırdı karşılıklı sohbet edebilsek.

Kimbilir sorularındaki bilen kimi tanıyor mudur mesela? :)

Keşke yukarıda yazdıklarımdan birkaçının cevabını görebilsem yaşayarak.

şöyle der şarkıda:"Zaman, geriye dönmemek üzere kapını çarpan umursamaz."

Şu ana kadar olan yaşantılarımızın ışığında tersini iddia edemeyeceğimiz kadar doğru ve acımasız bir kişileştirme yukarıdaki.

Zaman kapıyı çarpar ve gider.

Sizi karanlık ve soğuk bir beton kutunun içerisinde biriyle bırakır.

Tanıdığınız ama karşılaşmak istemediğiniz.

Ne söyliyeceğini bildiğiniz ama duymak istemediğiniz.

Çok geç siz bir kelime bile düşünemeden belirir yanınızda ve hissedersiniz nefesini o size merhaba derken.

Zaman dahil herşey çekip gidebilir birgün ki zamanın her anı bile durmadan kapıyı çarpıp çıkıyor şu anda.

İçlerinden biri sizi yalnızlığınızla bırakıp gitmeden pencerelerinizi açıp bakın dışarıya.

Dünyaya ve hayatınıza bakın.

Gerçekten istediğiniz hayatları mı yaşıyorsunuz?

İstediğiniz bu mu?

Olmak istediğiniz yer burası mı?

Birlikte olmak istediğiniz insanlar şu anda içeride uyuyanlar mı gerçekten?

Sizi sevdiğini söylerken bile cümlesini bir kaçış kapısı koyan gerçekten sizin sevgiliniz mi?

Birkaç saat sonra gerçekten istediğiniz için mi çıkacaksınız evlerinizden?

Neden hala bu yazıyı okuyorsunuz?

Yapacak daha iyi bir işiniz yok mu sizin? :)

Hadi gidip hayatlarınızı güzelleştirmek için birşeyler yapın.

http://soundcloud.com/aswin/time-inception-ost-hans-zimmer